Kısa cevap: Marul ve turp, apartman balkonlarının en bağışlayıcı iki sebzesidir. İkisi de günde 4–5 saat doğrudan güneşle yetinebilir, 15–20 cm derinliğinde bir saksıda kök salar ve tohumdan hasada 25–55 gün arasında ulaşır. Yani tek bir yaz mevsiminde aynı kaptan iki, hatta üç kez ürün alabilirsiniz. Kuzeye veya doğuya bakan bir balkonda domates yetiştirmek hayal kırıklığıyla bitse de, ev sebzesi marul denemesi çoğu zaman ilk seferde başarıya ulaşır; çünkü bu bitkilerde tükettiğiniz kısım meyve değil, yaprak ve köktür — yani çiçeklenme ve tozlaşma gibi ışığa aç aşamaları beklemek zorunda kalmazsınız.
Balkon bahçeciliğinde en kıt kaynak toprak değil, ışıktır. Sebzeleri "günlük doğrudan güneş ihtiyacı"na göre sıraladığımızda tablo netleşir:
| Sebze | Günlük doğrudan güneş | Tohumdan hasat | Min. saksı derinliği |
|---|---|---|---|
| Turp (yazlık tipler) | 4–6 saat | 25–35 gün | 15 cm |
| Marul (yaprak tipi) | 4–5 saat | 35–50 gün | 15–20 cm |
| Marul (göbekli/kıvırcık baş) | 5–6 saat | 60–75 gün | 20 cm |
| Domates | 7–8 saat | 90–120 gün | 30–40 cm |
| Biber / patlıcan | 7–8 saat | 100–130 gün | 30 cm |
Aradaki fark çarpıcı: turp, domatesin ihtiyaç duyduğu ışığın yaklaşık yarısıyla ve süresinin dörtte biriyle tabağa gelir. Bu yüzden yeni başlayan biri için turp, "bahçecilik işe yarıyor mu?" sorusunun en hızlı cevabıdır. Marul ise sıcak öğle güneşinden hoşlanmadığı için, yazın gölgelenen balkonlarda dezavantajı avantaja çevirir.
Marulun kök sistemi yüzeyseldir, yatayda yayılır; turpun ise şişkinleşecek bir kazık köke ihtiyacı vardır. Bu iki farklı geometri, kap seçimini belirler:
Harç olarak hacimsel bazda kabaca %50 torf veya hazır saksı toprağı + %30 olgun kompost + %20 perlit karışımı iki bitki için de çalışır. Kompostun payı, sitede ayrıca ele aldığımız kompost yapımı konusunun neden bu kadar tekrarlandığını açıklıyor: yaprak sebzelerin en çok istediği azotu yavaş ve dengeli veren şey odur. Perlit ise sulama sıklığı yükseldiğinde köklerin boğulmasını engeller. Toprak çeşitleri arasındaki farklar ve hangi malzemenin ne işe yaradığı ayrı bir konu başlığı; burada akılda kalması gereken tek şey, bahçe toprağını olduğu gibi saksıya doldurmanın sıkışma ve drenaj sorunu yarattığıdır.
Turp gübre konusunda ters çalışır. Azotu fazla verirseniz bitki tüm enerjisini yeşil aksama harcar; kocaman yapraklar, parmak kalınlığında ince bir kök elde edersiniz. Turp ekeceğiniz kabın harcında kompost oranını %20'nin altında tutun ve ek sıvı gübre vermeyin. Marulda ise durum tam tersi: her 2–3 haftada bir seyreltik bir bitki besini karışımı yaprak iriliğini belirgin şekilde artırır.
Her iki bitki de serin sever. 25 °C üzerindeki uzun süreli sıcaklıklarda marul acılaşır ve tohuma kaçar (bitki hızla uzayıp çiçek sapı çıkarır), turp ise odunlaşıp acı bir tat alır. Bu yüzden ekim pencereleri ilkbahar ve sonbahardır:
Verimi katlayan asıl teknik ardışık ekimdir: tüm tohumu bir kerede atmak yerine, aynı kaba 10 günde bir küçük partiler ekin. Böylece 40 turpun aynı hafta olgunlaşıp bayatlaması yerine, iki ay boyunca haftada 8–10 turp toplarsınız. Marulda buna bir de "dış yapraktan hasat" eklenir: bitkiyi kökünden kesmeyip en dıştaki 3–4 olgun yaprağı alırsanız, merkez büyümeye devam eder ve tek fideden 4–6 hafta boyunca ürün alırsınız. Kesip almak yerine koparıp almak, tek bitkinin toplam verimini iki katına çıkarabilir.
Turpta düzensiz sulama, kökün çatlamasının bir numaralı nedenidir. Toprak kuruyup sonra bolca su verildiğinde kök hücreleri ani basınçla genişler ve yarılır. Sığ saksılarda toprak yazın gün içinde kuruyabildiği için, parmağınızı 2–3 cm daldırıp nem kontrolü yapmayı alışkanlık edinin; kuruysa sulayın, hedef "hep hafif nemli"dir.
Marulda ise yapraklara akşam üstü su püskürtmek, sabaha kadar ıslak kalan yüzeylerde mildiyö ve külleme benzeri mantar sorunlarına davetiye çıkarır. Suyu kök bölgesine, terc